|
STATÜKONUN GÖLGESİNDE
ÇÖZÜMSÜZLÜĞÜ YAŞAMAK !
Saygıdeğer Uluslar arası Nakliyeciler
,değerli meslektaşlarım…
Malumunuz olduğu üzere; Türk Uluslararası Nakliyecilik sektörü ,çok
zor ,hayati ve sancılı bir süreçten
geçiyor. Bundan önceki yazılarımızda da
sebep ve sonuçları itibariyle detaylı
olarak tahlil etmeye çalıştığımız
sorunlarda olumlu hiçbir gelişme
kaydedilememesine mukabil ,bu sorunlar
yetmezmiş gibi Global Ekonomik kriz de
tüm dünyada olduğu gibi Türkiye için de
yakın gelecekte bir tehdit olarak ortaya
çıkmakta ve her kesimden insanımızı
gelecek adına endişeye sevk etmektedir.
Geçtiğimiz Ağustos ayının sonunda, UND
tarafından yapılan bir çalışma sonucunda
: UND ile birlikte bütün Uluslar arası
nakliyecilerde bizzat her firma kendi
imzaları ile ayrı yarı EPDK’na (Enerji
Piyasası Düzenleme Kurulu ) müracaat
ederek İhraç malı taşıyan araçlara çıkış
kapılarında verilen motorinde kar
marjının düşürülmesi, ihraç malı
taşıyan Türk araçlarına karşı uygulamaya
konulan engellere karşı rekabet
edebilmesi hedefine matuf olarak
, daha uygun fiyatlara motorin
almaları gerekliliğinden ve bunun yasal
dayanaklarından ve neden yapılması
gerektiğinden de ayrıntılı olarak
bahsedilmek suretiyle,motorin
fiyatlarının düşürülmesi talep
edilmişti. Bu yazılı talep metninin
altında imzası olan nakliyeciler olarak
hepimizin beklentisi, bu ısrarlı ve
haklı talebimize karşılık uygulamanın
iyileştirilmesi,motorin fiyatlarında
indirim yapılması idi. Bu beklentiler
içinde iken ,26.09.2008 tarihinde UND
tarafından tüm üyelere sirküle edilen
başka bir yazıda ; 4458 sayılı Gümrük
Kanunun 167/9.maddesine atfen ; 24
Eylül 2008 tarihi itibarıyla ihraç malı
taşıyan araçlarımıza sınır kapılarında
yurtdışına çıkışta verilen akaryakıt
miktarı 550 litre ile
sınırlandırıldığı açıklandı.
Sonuç,başka bir örneği ancak Türkiye de
görülecek kadar şok edici ! düşündürücü
ve vahimdi : AB
ülkeleri hukuksuz kotalar uyguluyor ,her
geçen gün yeni ve planlı engeller ihdas
ediyor , sektörün önünü kesmeye ve
bitirmeye matuf projeler yürütülüyor
,bunu bütün uzmanlar yazıp çiziyor
,bütün toplantılarda konferanslarda her
yerde bu anlatılıyor…. Devletin hiçbir
kayda değer desteği olmadan ,toplantı
üstüne toplantı yapmak suretiyle yapılan
çalışmalardan girişimlerden vaatler
dışında bir netice alınamamışken ne
yazık ki bu sonuç ortaya çıkmıştır.
“Uluslarası rekabet piyasası
aktörlerinin kendi hedef ve misyonlar
doğrultusunda yaptıklarını anlamak
mümkün, fakat bizim bizatihi kendi
devletimiz ,acaba ; binlerce araçla
milyonlarca km yaparak , günden güne
kârlılığı -göz göre göre- bitmesine
rağmen ,her yıl milyarca dövizi ülkemizi
getiren Uluslararası Nakliyecilik
sektörünü bitirmek mi istiyor ? Konunun
tahlili neticesinde akıllara gelen ve
cevap aranan en zor soru budur. Bu
varsayım düşünülemeyeceğine göre , çözüm
ve destek beklenirken adeta sektörü
cezalandırırcasına ortaya çıkan bu
durum acaba başka nasıl izah edilebilir
?
Geçtiğimiz aylarda Bulgaristan ve
sektörün diğer acil sorunları vesilesi
ile UND tarafından Ankara da en üst
düzeyde resmi makamlar ve Hükümet
nezdinde yapılan girişimlerden de;
yardımcı olunacağı ve sorunlara çözüm
bulunacağı vaadi ve temennisinden başka
bir netice alınamamıştır. Bize haksız ve
hukuksuz uygulamaları dayatanlara karşı
,Uluslar arası Hukuka göre hukuki ve
meşru bir hakkımız olan
“Mütekabiliyet” (karşılıklılık)
prensibi bile uygulanamamaktadır. Gerek
Bulgaristan gerekse de Rusya sorununda,
yapanın yaptığı yanına kâr kalmıştır
,zarar gören ,mağdur olan Türk Dış
Ticaret ve Lojistik sektörüdür ,Türkiye
ekonomisidir.
Sorunların çözümü
için gerekli irade gösterilmemekte,
sektör ,bürokratik statüko tarafından
çözümsüzlüğe ve kendi kaderine terk
edilmektedir.
Belirli bürokratik kesimlerin ve elit
meslek örgütü temsilcilerinin
katılımları ile gerçekleşen, çoğu sektör
mensubunun basına yansıdıktan sonra
haberdar olabildiği , toplantı ve
konferanslar sorunlara çözüm getirecek
mahiyette değildir. Bu toplantılarda
sorunun doğru tanımının dahi
yapılamadığı gerçektir. Sorun ; “Temsil
kabiliyetine haiz” ilgili bütün
kurum ve kuruluşların eksiksiz
katılımıyla gerçekleşecek olan
“GERÇEK BİR ŞURA” ile
çözülebilir.ÇÖZÜMÜN ADRESİ YİNE SEKTÖRÜN
KENDİ İÇİNDEDİR. En kısa süre içerisinde
ilgili kurum ve kuruluşlarca gerekli
konsensüs sağlanarak “ULUSLAR ARASI
NAKLİYECİLER ARAMA KONFERANSI” ; büyük
ölçekli bir katılım ile ve belirli bir
elit zümreyi değil her kesimi kapsayacak
şekilde en kısa sürede toplanmalı ve
ŞÛRA gerçekleştirilmelidir.
Bu
duygularla yazıma son verirken ;
teveccühlerinden dolayı siz saygıdeğer
meslektaşlarıma,Türkiye ve Avrupa’dan
gönderdikleri e-mail ve fakslarla müspet
menfi düşüncelerini paylaşan
okurlarımıza teşekkürlerimi arz
ediyorum. Sizlerin duygularına tercüman
olduğunu memnuniyetle gördüğüm
yazılarıma ,bundan sonrada “korkularım
olmadan!” ve doğru olduğuna inandığım
fikirlerimi cesurca yazmak suretiyle
devam edeceğimi bildirir, gelecek
dönemlerin sektörümüz ve insanımıza
hayır ve selametler getirmesini dilerim.
Saygılarımla
|