Bir bireyin gerçek performansının ortaya çıkmasını engelleyen temel unsur kompleksleridir. Kompleksler gerek çocuklukta anne ve babanın yaptığı yetiştirme hataları, gerek çocukluk arkadaşlarının alay etmeleri ve toplum baskıları gibi unsurlarla oluşur ve uzun süre kurtulunmazsa kişiye yapışır. Yani komplekslerden arınabildiğimiz kadar hızlı arınmamız gerekir.
Aslında her birey yaratılıştan bir yeteneğe sahiptir ve o yeteneğini ortaya çıkarabildiğinde alanında çok başarılı olacaktır. Bunun önündeki tek engel komplekslerdir. Nedir bu kompleksler?
- Hatalarımızı kabul edememek
- Fikrimizi söylemekten korkmak
- Yapmak istediğimiz şeyi “başkaları ne der?” korkusuyla yapmamak.
- Komik duruma düşmemek için soru sormaktan korkmak.
- Bir şeyi yapmaya kendini yeterli görmemek.
- Kendinden küçük birinin fikrini önemsememek.
Gibi listemiz uzar
gider. Bu
kompleksler
aşağıdaki gibi
soruları kendimize
sormakla ilgilidir.
- Başkası ne der?
- Ona onu sevdiğimi söylesem ters teper mi?
- Bu işi gerçekten istiyorum dersem aşırı mı ileri gitmiş olurum?
- Hayır desem ayıp mı olur?
- Bu pantolonu giysem ayıp mı olur?
- Ufacık çocuğun sözüne mi inanacağım?
Kendi kendinize bunun gibi binlerce içsel soru sorabilirsiniz. Tüm bu soruların cevabı “Hayır” dır. Eğer toplum kurallarına aykırı bir şey yapmıyorsanız ya da suç işlemek üzere değilseniz yapacağınız eylemi bu sorularla ertelemek ya da vazgeçmek tam bir başarısızlıktır.
Üniversitede okurken, derslerde diğer arkadaşlarıma komik gelebilecek soruları sorardım. Düşünün 180 kişilik amfideyim ve soruyu sorduğumda tüm amfi bana gülecek. İnanın bana konuyu anlamadan geçmektense her seferinde bu riski alırdım. Kimi zaman güldüler de. Ama ben o derslerin hepsini anlayarak geçtim. “Bana gülerler mi?” Sorusu ile kendimi tutsaydım şu anda vasat bir mezun olabilirdim.
Sizi engelleyen sorulardan kurtulmanın en kolay yolu, tüm bu sorular yerine kendinize “ne kaybederim?” sorusunu sormaktır. Örneğin bir iş toplantısındasınız ve aklınıza kaçık bir fikir geldi. Bu fikri söylerseniz büyük bir ihtimalle size patron dahil herkes ya gülecektir ya da deli mi bu diye bakacaktır. Ancak korkmayın kovulmazsınız. Kovulmayacağınıza göre, en kötü ihtimalle fikriniz benimsenmez. Ancak bunun yanında fikir üretimine katkıda bulunmuş olursunuz.
Şimdi sorulardan kurtulduk. Ancak bir de toplum baskısı var. Maalesef dünyada toplum baskısı en fazla olan milletlerden biriyiz. Hemen hemen her hareketimiz çevremiz tarafından normal karşılanmayacaktır. Yaşadığımız mahallede tanımadığımız birine selam verdiğimizde, mutlaka “Bu adam beni tanımıyor ki!Ne diye selam verdi?” bakışlarına maruz kalırsınız. Ama yılmadan bunu yapmaya devam ederseniz, sabah işe ya da okula giderken selamlaştığınız insan sayısının ne kadar arttığını göreceksiniz. Bu da size özgüven kazandıracaktır. Toplum baskılarından kurtulmanın yolu da örnek davranış sergilemekmiş. Siz örnek davranış sergilemeyi kararlı olarak sürdürürseniz, çevrenin de buna katıldığını göreceksiniz. Çünkü insanlar iyi olanı yapmaya mehillidir.
Başarılı olmanın önündeki bir başka engel de başkalarının söylediklerini algılayamamaktır. Bazen hiç ummadığınız kişiler size önemli bilgiler verebilir. Sakın ha büyüklük kompleksinizle algılarınızı kapamayın. Kaybeden siz olursunuz. Bu konuyu “Dinlemeyi bilin” başlığımızda açacağım, ancak komplekslerin başarı önündeki en önemli engel olduğunu vurgulamak istedim.
Gelelim kendinize güvenme meselesine. Yazımın başında belirttiğim gibi, her birey doğuştan bir şeye yetenekli doğar. Kişinin genlerinde bu potansiyel vardır. Bu yeteneği ortaya çıkartmanın en iyi yolu özgüvendir. “Alma eline o çantayı!”, “Sakın açma o çekmeceyi!”, “Dur düşersin yavrum!” gibi kısa emir cümleleri çocukluğumuzun vazgeçilmeziydi. Anne ve babalarımız bizi hep küçük bebeleri gibi gördüğünden, bir türlü büyüdüğümüzü ve kendi kendimize yapabileceğimizi kavrayamazlar. Biz de bu sele kapılır, “yapamam” hissiyle akıntıya salıveririz kendimizi. Çocukluğumuz geride kaldı. Artık yetişkiniz ve o zamanki hatalardan başkalarını sorumlu tutarak vakit kaybedemeyiz. İnanın bir yeteneğiniz var ve siz de bunu biliyorsunuz. İçinizden bir ses zaten sizi dürtüyordur. Sadece “yapamam” bahanesini ve sizi engelleyen soruları unutun ve “ne kaybederim?” sorusunu sorun. Kendinize güvenin.
Özetle komplekslerimizden arınmak için anahtar “ne kaybederim?” sorusudur. Bir işe kalkışmadan önce, yapacağınız bu küçük muhasebe, her zaman kaybedecek bir şey olmadığını gösterecektir.



